yerlİ malı yurdun malı

Posts Tagged ‘Tüketici

Tarihsel

Bizim diğer ülkelerden elbette ki çok büyük bir farkımız var. Bizler yıllarca dünyaya hükümdarlık yapmış milletin torunlarıyız. Tabii ki zorumuza gidecek yabancı sermayenin (markaların) ülkemizde cirit atması, tabii ki gücümüze gidecek kendi ülkemizde sömürge oluşumuz, özenti toplum oluşumuz. Bizler sıradan bir ülkenin insanları değiliz hanımlar, beyler. Bizler tarihte Çin seddini yaptıran güce sahip yüce bir milletin torunlarıyız.

 

Ailemiz kadar önemli

 

Her birimiz ailemizi nasıl düşünüyorsak, aile fertlerine nasıl bağlıysak, onların üzerine nasıl titriyorsak, ülkemizin sorunlarına da bu derecede duyarlı olmamız lazım. Ülkemiz adına yapılan çalışmaları desteklemeli, ülkemiz insanlarının ürettiği ve sunduğu hizmetleri Milli duygular içerisinde tercih etmeliyiz. Yazının devamını oku »

Medyanın, ülkemiz için önemli bir konu olan yerli malı kullanımı konusunda sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir. Sponsorluk tercihlerinin yerli markalardan yana kullanılması, ülkemiz insanlarının tüketim tercihlerinde büyük etkisi olacaktır.

Haber bültenlerinde, dizilerde, show programlarında, oturumlarda insanların üzerinde ki kıyafetler, kullanılan aksesuarlar, eşyalar genellikle yabancı sponsor markaları. Öncelik yerli markalarımıza verilirse, hem ülkemiz adına, hem de toplum bilincinin gelişmesine büyük katkı sağlanmış olur.

Medya ve yapımcı firma yöneticilerinin, yerli marka sponsorluk konusunda duyarlı davranmaları gerekmektedir. Unutmayınız ki reklam gelirlerinizin kaynağı Türk tüketicisidir.

Biz tüketicilerin gücü tartışılmaz bir gerçek. Yabancı markaları yıllarca tükettik bilinçsizce , sonucunda  ne oldu, kârları katlayarak kendi ülkelerine transfer etmediler mi? Kendi ülkelerinde bu kârlar hizmete dönüşmedimi? 

Yabancı markalara olan özenti ve duyulan hayranlık, aslında yabancı markaları kullanan tüketicilerinde  çıplak olduğunun bir göstergesidir. Aynı ürünün ve hizmetin kalitelisi yerli markalarımızda da var, bu bilince sahip olmayanlar gerçekten gösteriş budalası olmuş, beyinleri olup olmadığının kontrolü yapılması acil gereklidir. Sadece isminin yabancı olması, tercihlerini yabancı markadan yana kullandırıyor bu beyinlerde. Yabancı markalar çuval satsa giysi olarak, kuyruklar oluşacak modanın öncüsü yeni kreasyonlar çıkarmış diye.

Yıllarca yabancı markalara krallar gibi davrandık, el üzerinde tuttuk.

En sonunda farkettik ki kral çıplakmış, meğerse yıllardır giysileri biz yapıyormuşuz, onlar etiketleyip tekrar bize kaç katı fiyatına satıyorlarmış. Vay çıplak kral vay.

Kendi krallığımızın değerini bilemedik, farkedemedik yıllarca. Yeni farkına vardık, neresinden dönersek kârdır.

Hiç bir şey için geç kalınmış değil hanımlar, beyler.

Yerli markalarımıza hak ettikleri giysileri dikip giydirmenin tam zamanı.

Yaşasın yeni kral, yerli markalar.

Giysileri biz yaparız. 

Devamı gelecek…

 

 

Adı üzerinde zor.

Kaybetmek kolay, kazanmak zordur derler ya, biz zoru severiz, zorlukların üstesinden gelmeyi de biliriz.

Zoru başarmak değil midir önemli olan. Biraz zamana ihtiyaç olacağı kesin, bir bebeğin dünyaya gözlerini açışı dokuz ayda ve bu süre içerisinde özenle beslenerek.

Zor sandığımız başarı aslında ummadığımız derecede kolaydır. Yerli malı kullanmak veya kullanmamak arasında çok küçük bir fark vardır, fakat tercihleriniz arasında ki bu farkın sonuçları ülkenin geleceğine tesir edecek çok büyük farklar olarak ortaya çıkacaktır.

Yerli malı kullanırsanız, ekonomik alanda güçlü bir ülkeye sahip oluruz. Ekonomik alanda güçlü olmanın açılımını anlatmaya gerek yok.

Yerli malı kullanmazsanız, kendi ülkenizde sömürge, kukla, dışa bağımlı bir ülke olursunuz. Kısaca herkesin emdiği süt burnundan gelir.

Toplum bilinci oluşmuş insanlarımızın çoğunlukta olduğunu söyleyerek, bu yapılanma sürecinin bilgi ile beslenmesi durumunda, milletçe bilinçlenecek ve ekonomik anlamda yeniden yapılanacak bir oluşum ve değişimin başarısını yaşayacağız.

Şimdi burayı iyi okuyun ve düşünün;

Söz gümüşse, sukut altın demiş ya atalarımız, atasözüdür dedik sustuk yıllarca. 

Farkına vardık ki, fazla sukutta bakıra çeviriyormuş.

Baktık ki iş çığırından çıktı atalarımızın affına sığınarak bir eklenti yaptık günümüz şartlarına uygun, gerektiği gibi.

Kendi vatanımızda, bu ülkenin yerli markaları ne hallere düşüyor. Sadece yerli markalar değil, bizlerin millet olarak da ne hallere düştüğümüzün göstergesidir.

Bu sadece bir örnek, diğer sektörlerde ki yaşanan sıkıntılara da değineceğim.

Ekonomi haberlerinde takip ettiniz mi bilmiyorum ama, hatırlatalım yine de.

Yeni açılmakta olan AVM’lerde öncelik yabancı markalara veriliyormuş, kiralarda ise yabancı markalara uygun, bu ülkenin markalarına pahalı . Ayrıca yabancı markalara çok cazip gelecek seçenekler sunuluyormuş.

Nerede oluyor bütün bu olanlar?

Yabancı bir ülkede olsa normal değil mi?  Anormal olanda kendi ülkemizde yaşanıyor olması.

Bu yaşanılanlar  geçmişte yaptığımız yanlış tercihlerin eseridir, geleceğimizi de bugünkü doğru tercihlerimiz belirleyecektir.

Günümüz çağında savaşlar ekonomik işgalle oluyor, toprak işgali ile değil hanımlar, beyler.

Farkına varalım…

 

Çok düşünülmesi gereken bir konu, bu ülkenin firmaları, bu ülkenin insanlarından yeterli desteği göremiyor. 

İş böyleyken bile, yerli firmalarımızın dünya markalarıyla rekabeti ve dünya markası olma yolunda ki başarılı çalışmaları takdire şayen. Bu ülkenin insanları olarak, yerli markalarımıza gereken desteği verdiğimizde, ülkemizden bir çok küresel marka çıkaracağımıza olan inancımız tamdır.

Çok başarılı her biri, yönetiminden, personeline, kaliteli ve yenilikçi üretiminden, hizmetine, birbirinden değerli firmalarımız dünya standartlarının üzerinde, kurumsal kimlik yapıları ders verilecek düzeyde, profesyoneller.

Zaten yabancı sermayenin de, yerli firmalarımıza ortaklık teklifleri başarılarının bir göstergesi değilmidir ?

Dikkatinizi çekmiyor mu ? Küresel marka olan şirketlere, iş öğreten, yön veren, hatta yönetimin en tepesinde olanlar bizim ülkemizin insanları değilmi? Dünyayı yönetmeye başlayan bir Türkiye yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Sadece ekonomik alanlarda değil bu değişim, bilim, spor, teknoloji, sanat dallarında da değişimi ve bu değişimin getirdiği başarıyı görebiliyoruz.

Ülkemizin insanlarının başarılarından bahsediyoruz burada hanımlar, beyler. Bir çoğumuz farkında bile değiliz bu başarıların, yurt dışında ülkemizi nasıl temsil ettiğini. Çok çetin şartlarda rekabet edilerek, ter dökülerek, emek harcanarak, bir çok aşamadan geçilerek elde ediliyor başarılar. Okunduğu, yazıldığı gibi basit değil. Hatta yukarıda belirttiğimiz gibi, bu ülkenin insanlarından yeterli desteği görmediği halde bu başarılar geliyor. Rekabet edilen yabancı ülke firmalarının, kendi ülkelerinde vatandaşları tarafından nasıl desteklendiğinide biliyoruz.

Yabancı şirketlerin ülkemizde ki pazar payı pastasından aldıkları dilim ne kadar çabuk büyüyor. Bugün pazara giren yabancı şirketler, yarın bir bakıyorsunuz ülkemizde pazar payının lideri konumuna gelmiş. Hemde verdikleri bir haftalık reklamla. Yunanlıların ülkelerinde bir Türk bankasını açtırmama gayretlerine bakın, birde bizim ülkemizde ki kolaylığa ve insanlarımızın bu bankalara para yatırabilmeleri için bekledikleri sıraya. Bu ülkelerin yarattığı bir pislik değilmidir, ülkemizde yaşanan terör, hemde herkes tarafından çok iyi bilindiği halde. Vatandaşımız ne yapıyor, hesap açtırmak için, para yatırmak için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Yazının devamını oku »

Dünyamız da üretilen ürünler, verilen hizmetler kim için acaba?

Tabii ki biz tüketiciler için. Tüketicinin gücü, bugünün küçük bir işletmesini, yarının dev bir holdingine dönüştürebilir, tam terside olabilir. Herşey tüketicilerin elinde. Görsel ve yazılı medyaya verilen ardı arkası kesilmeyen reklamlar (dünya reklam pazarı 400 milyar doların üzerinde) , şirketlerin kampanyaları, promosyonlar, festivaller, sponsorluklar, tanıtımlar daha bir çok şey tüketici içindir. Firmalar da  bu gücün farkındalar.

 

*Tüketiciler birlikte hareket edecek olursa, ekonominin tüm yapısını değiştirebilecek güce sahipler.

Tüketici bir ürünü benimsemediği zaman gelin görün o üretici firmanın halini. Ne yapsa boş artık, bilinen örnekler çok bu konuda.

Tüketicinin benimsediği bir ürün veya hizmet, firmaların gelişmesinde, ilerlemesinde, marka olmasında en önemli etkendir.

 

 

Tüketiciler ne ister ?

-Anlaşılmak ister

– Müşterileri önemseyen, onlara paralarının karşılığını vermeye çalışan bir marka kimliği ister

-İlgisini çekecek, kaliteli, fiyatı uygun ürünler

-Hizmet veya ürünü aldıktan sonra da,  müşteri hizmetleri desteğinin devamını ister

Daha da çoğaltılabilir tüketici istekleri.

* İşte bizim istediğimizde bu, birlikte hareket edebilmek, birlikte hareket etmek. Hedef kitlemiz oldukça geniş, çok kısa süre içerisinde milyonlarca yerli malı kullanıcısını bir çatı altında toplayacağız.


Türkiye’nin en keyifli, en renkli, en eğitici emlak sitesi

Temmuz 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Kategoriler

Son Yorumlar

online

web counter