Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Ocak 10, 2009
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mayıs 28, 2009
Her alanda çok başarılıyız sözcüklerini yer dolsun diye, hikaye olsun diye yazmadığımızın ispatlarından birinide renk körlüğüne yerli çözüm üreten ve dünyada büyük yankı uyandırarak internet sitelerinde yayınlanan Türk doktorumuz Ahmet Girgin hocamızın araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz. Hocamıza ülkemiz adına teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz.
Türkiye’de renk körlüğüne çözümde Türk doktor Ahmet Girgin büyük bir ilke imza attı. Renk körlüğüne yerli çözüm üreten Doktor Girgin’in çalışması geçtiğimiz günlerde katıldığı Amerika-Asya-Pasifik Birleştirilmiş Kongresi’nde büyük ilgi gördü. Çalışması sınarında hiç bir klinik ve bakanlıktan yardım görmediğini vurgulayan Doktor Girgin,
“Bazı meslektaşlarım bu lenslerin –daha denemeden- işe yaramayacağını bile söylemişler. Bunun üzerine çalışmamı önce 40. Türk Oftalmoloji Kongresinde, daha sonra 2008 Dünya Oftalmoloji Kongresinde tebliğ olarak sundum. Geçen sene Hong Kong’daki Dünya Oftalmoloji Kongresinde tebliğ dikkat çekince, bu sene Amerika-Asya-Pasifik Birleştirilmiş Kongresine sempozyum katılımcısı olarak davet edildim ve buradaki konuşmam da günün en önemli 8 sunumu arasına girerek internette yayınlandı” açıklamasını yaptı. Devamı.
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mayıs 25, 2009
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mayıs 22, 2009
”Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği önderliğinde Türkiye’nin en büyük işveren ve işçi örgütleri olan HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, TESK, TİSK, KAMU-SEN, TİM, TÜSİAD ve MÜSİAD bir araya gelerek, “Kriz varsa çare de var” seferberliği başlattı. Seferberliğin ilk evresini oluşturan iletişim kampanyasının 5 hafta sürmesi planlanıyor. İlk hafta tüketicilere yönelik ‘Eve kapanma, pazara çık’ mesajıyla başlanan kampanyada, sonraki haftalarda üreticiye, çalışana, Hükümet’e yönelik çağrılar da yapılacak.”
Bizim için en önemli olan açıklama ”Haydi Türkiye, önce üretmeye, sonra da kendi ürettiğini tüketmeye. Türkiye’nin yüzü gülsün diye.” Üretemeyen tüketen bir toplum olmaktan çıkmamız ve dünyanın en büyük ekonomisine sahip bir ülke olmamız için kendi ürettiğimizi tüketmek zorundayız. Yerli malı kullanımı ile bu krizin aşılacağını bilmemiz gerek. Blogumuzda yayınladığımız yazılarımız ve ziyaretçilerimizden gelen olumlu yorumlar, makaleler ekibimize doğru yolda olduğumuzu göstermektedir. Yeni portalımız yerlimaliyurdunmali.com milyonlarca yerli malı kullanıcısını tek çatı altında toplayacak en büyük topluluk olacaktır. Devamı
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mayıs 21, 2009
”Avrupadan Türkiye’ye bakmak, Türkiye’den avrupaya bakmak çok değişik bir açıdır. Avrupalılar özellikle ingilizler son 79 yılın en büyük krizini yaşamaktadırlar. Ekonomileri durma noktasına gelmiştir. İnanırmısınız ürünlerini satamama korkusu ve endişesini taşımaktadırlar.
Ağızları sulanarak 80 milyonluk az gelişmiş gördükleri Türkiye’mize o kadar ihtiyaçları varki aslında. Kapılarımızı aşındırırcasına ne satabileceklerini, Türkiye’de gelişmekte olan ve dünyada söz sahibi olacak olan başarılı şirketleri nasıl ele geçirebileceklerinin hesabını yapmaktadırlar. Blogunuzdaki yazılarınızda belirttiğiniz gibi ülkemizi 80 milyonluk tüketim fabrikası olarak görmekteler. Türkiye’nin üretim gücünü, sanayiisini, teknolojisini ve birçok alanda başarılı şirketlerinin gerçekten farkındalar. Ben yurtdışında yaşadığım için tüm bunları buradan daha net görmekteyim. İngiltere’de bile krize bulunan en başlıca çözüm, özellikle tv programlarında ekonomistlerin ve devlet görevlilerinin halka vermiş olduğu mesaj kendi ülkesinde üretilen ürünleri yani yerli malı kullanılmasının propagandası yapılmaktadır. Birçok sivil toplum kuruluşu ve dernekler bu oluşuma destek vermektedirler.
İnternette yerli malı kullanmayı özendirici birçok siteleri var. Ülkemizde ise bir tek sizin blogunuzu geniş kapsamlı ve doyurucu bilgiye sahip olduğunu gördüm. Bizim ekonomistlerimiz ve devlet büyüklerimiz acaba yerli malı kullanımı konusunda gerekli açıklamaları yaparak halkımızı bu konuda aydınlatıyorlar mı?
Ben yurtdışında yaşayan gurbetçi bir ailenin reisi olarak çocuklarıma ve arkadaş çevreme Türk malı ürünleri buradada kullanmalarını söylüyorum. Gurbette yaşayan gurbetçilerimizin çoğu yerli malı kullanımı konusunda ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızdan daha duyarlı. Gurbetteyken özellikle başka bir ülkede yaşıyorsanız, Türkiye’mizin büyüklüğünü daha iyi anlamış olursunuz.
Bu sitede emeği geçen tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.
Başarılarınızın devamını diliyorum.
Kerem Candan”
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mayıs 8, 2009
Yabancı ilgisi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde kendini gösteriyor. Bu ülkelerde bazı sektörlerde liderlik yabancılarda, bir bölümünde ise yerli şirketlerin elinde… Arindam K. Bhattacharya ve David C. Michael`in yaptıkları araştırma, gelişmekte olan ülkelerdeki bazı şirketlerin, global devlere müthiş düzeyde kafa tuttuklarını ortaya koyuyor:
Brezilya
Ülkenin yerel PC üreticisi olan Group Positivo`nun pazar payı dünya devleri Dell ve HP`den daha fazla. Totvs ise bir yazılım şirketi… Özellikle KOBİ pazarında kurumsal kaynak planlaması yazılımlarının liderliğini yapıyor ve dünyanın en büyük ticari yazılımlar üreticisi olan SAP`nin önünde bulunuyor. Yazının devamını oku »
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Nisan 28, 2009
İngiltere’de yaşayan gurbetçilerimizden sitemize destek. Herbirinize yerlimaliyurdunmali.com ailesi olarak teşekkür ediyoruz.
”Bir zamanlar yerli malı haftası vardı. Ellerimizde portakallar, mandalinalar, fındıklar, fıstıklar, okula getirirdik. Öğretmenimiz bize sıkı sıkı tembih etmişti o haftanın yerli malı haftası olduğunu. Sıralar birleştirilir, güzel örtüler örtülür ve tek tek evden getirilen yiyecekler özenle yerleştirilirdi.
Bursa’nın şeftalisi, Ankara’nın armudu, Amasya’nın elması, Bodrum’un mandalinası, Anamur’un muzu, Ordu’nun fındığı tek tek ezberletilirdi. Şimdi Çinde üretilen spor ayakkabıları, kotlar, bilmem nerenin ünlü çantaları cirit atmaya başlamış güzel ülkemde. Yabancı markalı ürünleri kullanınca özel insan sıfatına girileceğini düşünen zihniyetler almış başını çoğalmış. Ben İngiltere’nin Birmingham şehrinden yazıyorum. Ailemle burada yaşıyorum. İngiltere’de ”Made in Turkey” yani Türk Malı özellikle tekstilde kalitenin ve sağlamlığın adı. Diğer ürünlerdede aynı kalite mevcut. Yazının devamını oku »
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Nisan 18, 2009

Dünyanın her ülkesinden sitemizi ziyaret eden ve sitemize övgü dolu yorumlar yapan, yerli malı konusuna duyarlı ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz.
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Nisan 9, 2009
İmal edip ürettiğimiz ürünlerin yabancılar tarafından etiketlenip marka haline getirilmesi, tüketicilerin bu durumdan haberdar olmaması, marka yaratma konusunda zayıf kalmamıza yol açmaktadır.
Türkiye’de yabancı markalar için üretim yapan birçok şirket var. Özellikle tekstil sektöründe bunu görebiliriz. Ülkemizin nitelikli iş gücü sayesinde yabancı markaların fason merkezi konumundayız. Bir türlü anlam veremediğim yabancı yani ithal ürün ve hizmet kullanma alışkanlığımızın nedenleri ne olabilir? İlla ki yabancı isimli olması o ürünün veya hizmetin kaliteli olacağı anlamınamı geliyor? Her alanda başarılı olduğumuzu tekrar üstüne basarak yazıyorum. Yeter ki içeride önlerini açarak destek olalım yerli girişimcilerimize, bakın görün global markalar nasıl peş peşe çıkıyor ülkemizden. Yeter ki inanalım, bu ülkenin girişimcilerinin başarılı ve kaliteli işlere imza attığına.
Geçenlerde bir yazı okumuştum Hürriyette kısa bir alıntı yaprak yazıyı yayınlıyorum, konumuzu özetleyecek, tüm bu yazdıklarımıza kapak olacak bir hikaye…
”ORTA Anadolu Makine ve Aksam İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, bir işadamına ürettiği Dalgakıran kompresörünü almasını önerdi. İşadamı oralı değildi: Yazının devamını oku »
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Nisan 8, 2009
Global krizin etkilerini her ülke derinden hissediyor. Ülkemizde ise ekonomik krizin önceden beri olduğunu ve giderek daha umutsuz bir duruma geleceğini belirtelim.
Dikkatinizi çekiyormu? Yaşadığımız çevreye, iş hayatımızın geçtiği bölgeye, gezmek için gittiğimiz yerlere dikkatlice bakacak olursak çoğunluğu ithal markalı ürünlerin satıldığı işyerleri göreceksiniz. İthal ürünün hem ülke ekonomisine hem de üreticilerimize vermiş olduğu zararlar oldukça fazla. Cari açığı körükleyerek artmasına neden olan ithal ürünler, ithalatçı firma ve bayiilerinin dışında istihdam sağlamaması da ülkemizde ki işsizliği körüklemektedir.
İthalatın önü kontrolsüzce açılarak ülkemizin üreticilerini rekabet edemeyecek duruma getirmiş, bugün yaşanan krizin hazırlayıcısı olmuştur. Neticesinde, yaşanan krizden köklü yerli firmalarımız üretimlerini durdurarak kapılarına kilit asmış, çalışan binlerce kişiyi işten çıkarmak zorunda kalmışlardır. Ülkemizde yaşanan işsizlik sorunu azalacağına krizin etkisiyle iyice çıkılmaz bir hal almıştır. Yazının devamını oku »
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Nisan 3, 2009
Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi Başkanı Sayın Sinan Oğan‘a bizlere vermiş olduğu destekten dolayı yerlimaliyurdunmali.com ailesi olarak teşekkür ediyoruz. Ülkemiz adına yapmış olduğu başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz.
”Bir zamanlar Türkiye’de 12-18 Aralık tarihleri arasında “Yerli Malı Haftası” kutlanırdı. Çocukluğumda ilkokulda en önemli kutlamalarımız arasındaydı Yerli Malı Haftası. O hafta geldi mi, fakiri, zengini, orta hallisi, herkes ülkemizde yetişen mahsüllerden imkanı ölçüsünde getirir ve güzel bir paylaşım içerisinde yenirdi. O zamanlar yerli üretim yemişler getirilirdi. Kimimiz ceviz, incir, pestil, kurutulmuş üzüm, fındık, fıstık; kimimiz portakal, mandalina, elma; kimimiz de annelerimizin yaptığı kekler, çörekler, pastalar getirirdik… Herkes imkanı ölçüsünde getirirdi, ama okul sofralarında kardeşçe paylaşılırdı… Ama bugünlerde Yerli Malı Haftası pek kullanılmıyor. Birçok değerimiz ve güzel adetlerimiz gibi galiba küreselleşmenin kurbanı olmaktadır. Yazının devamını oku »
Posted by: yerlimaliyurdunmali on: Mart 24, 2009
Emlak, yatırım araçları içerisinde en değerli ve en vazgeçilmez olanıdır. İnsanoğlunun yaradılışından bu yana en önemli ihtiyaçlarından birisidir barınma. Tarihden günümüze kadar ulaşmış bir çok değerli yapıyı görme şansına sahibiz. Barınma ihtiyacı günümüz dünyasında insanoğlunu lüks yapılara ve modern tasarımlara yöneltmiştir. Ülkemizde inşaat sektörü, gelişmiş dünya ülkeleri ile aynı hızla ilerlemektedir. İnşaat sektöründe global markalarımızın çokluğu ve başarılı mühendis, mimar, yöneticilerin ve nitelikli inşaat taşeronlarının olması bu sektörün yıldızının parlamasına neden olmuştur.
Ülkemizin en önemli sorunlarından birisidir pazarlama. Diğer sektörlerde olduğu gibi emlakçılık sektöründe de yerli emlakçılarımızın sıkıntılar yaşadığını görmekteyiz. Ülkemizde ilk zincir emlakçılık ağını kuran yerli firmamız TURYAP’tır. Daha sonra yabancı sermayeli zincir emlakçıların ülkemizin iştah kabartan emlak pastasından pay alabilmek için adeta bir birleriyle yarıştığı bir döneme sahne oldu. Ve halada bu sahnedeki oyun devam etmektedir. Yabancı sermayeli zincir emlakçılar yetmediği gibi, irili, ufaklı ve sayıları oldukça fazla olan, özellikle turizm bölgelerimizde faaliyet gösteren ve kayıt dışı ekonomiye katkıları olmaktan başka hiçbir işe yaramayan yabancı emlakçıların yerli emlakçılarımıza vermiş olduğu zararları iyi incelemek lazım. Yazının devamını oku »
Son Yorumlar